29 Mayıs 2012 Salı

Bir AVM macerası daha. Bu defa baş rol ekmeğin...

Bugün Karen Su ile birlikte Ataşehir'deki AVM Palladium' a gittik. Hem Karen'e değişiklik olur hem de English Home' da başlayan perde kampanyasına bakmış olurum dedim. Ama gittiğime pişman oldum desem yeridir. Aslında kuzucuğumla başlarda herşey güzeldi. Evimizden kolayca çıktık, araba maceramız güzel geçti. AVM' ye gelince doğru yemek katına çıktık.  Evde kahvaltısını yememek için direnen kuzucum, kahvaltısını yedi bir güzel. Ben de kendim için sipariş verdim. Yemeği beklerken arpası fazla gelen kızım oraya buraya saldırmaya başladı. Sonunda eline bir parça ekmek kabuğu vererek sakinleştirdim. Normalde ekmek vermiyorum halbuki şimdi neden verdiysem... Önce yaladı tadına baktı, güzelmiş... Ben yemeğimi yiyiyorum o da ekmeği kemiriyor. Bir parça ekmek koptu. Ağzında evirdi çevirdi, tükürür gibi yaptı sonra yuttu. "Aaa iyi bak, bu işi de çözdü" diye sevindim kendi kendime, fotoğraflarını çektim bir de hatıra kalacak ya... O sırada bir parça daha koptu, ama bu sefer hazin son, yutamadı miniciğim. Sadece ekmeği değil midesindeki herşeyi çıkardı. Çok kızdım kendime.

Hemen bebek odasına gittik. Altını üstünü değiştim. Meyvesini yedirmeyi denedim istemedi. Tamam çocuğumun midesi kötü oldu, sonra yer. Hazır neşesi yerindeyken biraz dolaşalım değil mi, bu kadar gelmişiz :) Ama ne mümkün Karen'in bu sefer de uykusu geldi. İki tur attıktan sonra tekrar bebek odasındayız. Mama yemiyor, emmek istiyor. Tamam emsin, uyusun bir güzel. İlki tamam da uyumuyor bir türlü. Etraf değişik geliyor, odaya girenler çıkanlar... Neyse koydum tekrar arabasına. English Home' a gidelim, işimizi halledelim de eve dönelim artık diye düşündüm. Ama yok, çılgın gibi bağırıyor. Hadi oturduk bir bekleme koltuğuna. Mamasını yedirdim. Sakinledi biraz arabasına oturttum. Sesi çıkmıyor, mayışık... English Home' a geldik. Tam satış temsilcisine perdeleri sordum ki, benim ki cin kesildi. Kucak istiyor, çığlık atıyor. Ne konuştuğumu bile anlamadan çıktık mağazadan. Doğru otoparka. Arabaya bindik bin bir gürültüyle. Araba hareket edince uyur diyorum ama yok. Çıldırdı. Sağa çektim arabayı. Kucağıma aldım uyutayım diye. (Kucakta uyumaya alışık aslında) Bu sefer de arabanın koltuklarına, camlarına vb saldırıyor. Bu arada mutsuz değil ama sadece hiperaktif. Uyumadı sonuç olarak. Biraz sakinleyince oturttum koltuğuna tekrar. Tam hareket ettim yine bağırmaya başladı. Bu arada gideceğimiz yol da 20 dak maksimum. Ama içim rahat etmiyor o bağırdıkça. 20 dakikalık yolu dura kalka 1 saatte aldık. Eve gelince altını değiştirdim, kucağıma aldım, daha 10' a kadar saymadan uyudu. Hala uyanmadı güzellik. eee naparsın şimdi :)

Sevgiler  

Tadı çok güzel :)
Ama ben daha böyle şeyleri yemeyi bilmiyorum ki :(

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder