Hemen bebek odasına gittik. Altını üstünü değiştim. Meyvesini yedirmeyi denedim istemedi. Tamam çocuğumun midesi kötü oldu, sonra yer. Hazır neşesi yerindeyken biraz dolaşalım değil mi, bu kadar gelmişiz :) Ama ne mümkün Karen'in bu sefer de uykusu geldi. İki tur attıktan sonra tekrar bebek odasındayız. Mama yemiyor, emmek istiyor. Tamam emsin, uyusun bir güzel. İlki tamam da uyumuyor bir türlü. Etraf değişik geliyor, odaya girenler çıkanlar... Neyse koydum tekrar arabasına. English Home' a gidelim, işimizi halledelim de eve dönelim artık diye düşündüm. Ama yok, çılgın gibi bağırıyor. Hadi oturduk bir bekleme koltuğuna. Mamasını yedirdim. Sakinledi biraz arabasına oturttum. Sesi çıkmıyor, mayışık... English Home' a geldik. Tam satış temsilcisine perdeleri sordum ki, benim ki cin kesildi. Kucak istiyor, çığlık atıyor. Ne konuştuğumu bile anlamadan çıktık mağazadan. Doğru otoparka. Arabaya bindik bin bir gürültüyle. Araba hareket edince uyur diyorum ama yok. Çıldırdı. Sağa çektim arabayı. Kucağıma aldım uyutayım diye. (Kucakta uyumaya alışık aslında) Bu sefer de arabanın koltuklarına, camlarına vb saldırıyor. Bu arada mutsuz değil ama sadece hiperaktif. Uyumadı sonuç olarak. Biraz sakinleyince oturttum koltuğuna tekrar. Tam hareket ettim yine bağırmaya başladı. Bu arada gideceğimiz yol da 20 dak maksimum. Ama içim rahat etmiyor o bağırdıkça. 20 dakikalık yolu dura kalka 1 saatte aldık. Eve gelince altını değiştirdim, kucağıma aldım, daha 10' a kadar saymadan uyudu. Hala uyanmadı güzellik. eee naparsın şimdi :)
Sevgiler
![]() |
| Tadı çok güzel :) |
![]() |
| Ama ben daha böyle şeyleri yemeyi bilmiyorum ki :( |


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder